ÖLÇÜ BİRİMLERİ
Haritacılıkta ölçü birimi olarak kullanılan uzunluk ve alan ölçü birimleri önceleri, her ülkede farklı büyüklüklerde hatta her ülkenin farklı yerlerinde de farklar göstermekteydi. Her obje için farklı ölçü birimi kullanmanın dışında bunların kendi aralarında 10 luk olmayan bir sistemde büyüyüp küçülmesi bunlarla ilgili hesapları oldukça zorlaştırıyordu. Toplumlar arasındaki ilişkilerin yoğunlaşması ile bu farklılıklar rahatsız edici boyutlara ulaştı ve gerek ticari hayatta ve gerek bilimsel alanda ortak bir ölçü birimi kullanma gereği kendiliğinden ortaya çıktı.
Uzunluk Ölçü Birimi
İnsanlar ilk zamanlardan beri yaşamları boyunca uzunluk ölçme gereksinimini duymuşlar ve bu amaç için ölçü birimlerini parmak, karış, ayak, adım, kulaç gibi vücut organlarından üretmişlerdir. Bu ölçü birimlerinin onluk sistemde olmayan katlarını veya askatlarını da yerine göre daha büyük veya daha küçük ölçülerde kullanmışlardır. Parmak, ayak ve adımdan başka vücut ölçülerinden "Elle" özellikle terziler arasında kumaş ölçüleri için rağbet buldu. Bizde eski ölçülerden arşına karşılık gelen bu uzunluk orta parmak ucundan dirseğe (bazı yerlerde omuza) kadardır. Kolları açılmış bir insanın iki elinin parmakları arasındaki uzunluğa 1 kulaç denmiştir . 1.80-1.90 m arasında ve 6 ayak olarak kabul edilen bu uzunluk daha çok su, kuyu, deniz derinlikleri, ip uzunluğu için kullanılmıştır.
Kısaca özetlenirse metrik sistemden önce ölçülecek her objeye göre ayrı birim kullanmak adet haline gelmişti. Kumaş için başka, sokak uzunluğu için başka, bina yüksekliği için başka, kuyu veya su derinliği için başka, yol uzunluğu için daha başka birimler kullanılıyordu. Aynı birimin çeşitli ülkelerde hatta aynı bir ülkenin çeşitli yörelerinde farklı uzunlukta olması, bunların da kendi aralarında 10 luk olmayan bir sistemde büyüyüp küçülmesi, bunlarla ilgili hesapları oldukça zorlaştırıyordu. Ama yine de toplumlar arasındaki ilişkilerin yoğun olmaması dolayısı ile bu farklılıklar fazla rahatsızlık vermiyordu. Ne zaman ülkeler ve toplumlar arasındaki ilişkiler çoğaldı, başka bir deyişle global dünya kavramı ortaya çıkarak göreceli anlamda dünya küçüldü o zaman ölçü birimlerinin bu farklılıkları özellikle 18. yüzyıl sonlarında rahatsız edici boyutlara ulaştı ve gerek ticari hayatta ve gerek bilimsel alanda ortak bir uzunluk birimi kullanma gereği kendiliğinden ortaya çıktı. Bu fikir daha önceleri de çeşitli Fransa kralları hükümetleri zamanında da düşünülmüştü. Nitekim HUYGENS (1629-1695), 1664 de saniye sarkacı boyunun 3 ayak olarak uzunluk birimi kabul edilmesini önermişti. Bu uzunluk daha sonraları Peru'da meridyen boyu ölçen BOUGUER (1698-1758) ve LACONDAMIN (1701-1774) tarafından da önerilmiştir. Bu nedenle Paris'te yapılan ölçü birimi saptanması toplantısında saniye sarkacının boyu ölçü birimi olarak yinelenmiştir.
Bu uzunluk: Ekvatorda = 991 mm; Londra-Berlin-Paris enlemlerinde 994 mm; enlemi 78olan Spitzbergen'de ise 996 mm dir.
1790 da kurulan komisyon, her ne kadar belirli sıcaklık, enlem ve deniz seviyesi ile sarkaç boyunun sabit olabileceğini, ancak bu uzunluğun ortalama Güneş gününün 86 400 de biri olan saniyenin saptanmasındaki sakıncalarını öne sürdüğünden bu öneriden de vazgeçilerek önerilecek birimin hiçbir faktörden bağımsız, dünya durdukça değişmeyecek ve gerektiğinde denetlenebilecek bir uzunluk olan (Fransız bilim adamı BORDA'nın önerisi) Paris'ten geçen çeyrek meridyen uzunluğunun (kutuptan ekvatora kadar olan kısmının) 10 milyonda birinin alınması önerisi kabul edildi. İngiliz fizikçisi MAXWELL dünyanın da henüz soğumadığını ve bu nedenle bu önerinin de pek geçerli olmaması gerektiğini savundu ise de bu itirazı dikkate alınmadı. Sarkaç boyu önerisi sadece İngiltere tarafından benimsenerek 1790 yılında Londra enleminde 16 C o sıcaklık ve deniz seviyesinde saniye sarkacı boyu saptanmış ve 1824 yılında da İngiliz parmağının sarkaç boyu ile ilişkisi olarak sarkaç boyu = 39.1393 parmak= 994.14 mm şeklinde ortaya konmuştur.
Diğer taraftan Paris meridyeni uzunluğu ölçümü görevi Fransız astronomlarından MECHAIN (1744-1804) ve DELAMBRE'e (1749-1822) verilmiş ve bu çalışma 1792-1799 yılları arasında tamamlanarak Dünkirk ile Barselona arasında yapılan nirengi çalışmalarından ve astronomik gözlemlerden 1797 de 120 üçgenden oluşan zincirin kapsadığı meridyen uzunluğu 551585 toisen (tuvaz) = 1075.058 km ve enlem farkı 940'26" elde edilerek bu bilgilerden basıklık 1:334 ve çeyrek meridyen uzunluğu 5 130 740.7 tois bulunmuş ve bu değere 10 milyon metre denmiştir. Buna göre Peru'da kullanılan tois cinsinden 1 metre = 0.51307407 tois veya 1 metre = 3 ayak (Paris) + 11.296 çizgi (Paris) = 443.296 çizgi olması gerekli olduğu hesaplandı ve bu uzunluk 10 Aralık 1799 da metre birimi olarak saptandı. Bu uzunluk fizikçi LENOIR tarafından 25 mm x 4 mm kesitli, platinden 0C de boyu 1 m olan bir çubuk yapılarak Fransa devlet arşivinde arşivmetre olarak saklanmaktadır.
Bu çubuğun kesiti yüzünden eğilmeğe uygun olması ölçü denetimini ve ölçü alınmasını zorlaştırıyordu. Bunun yerine 1875 de kurulmuş olan uluslararası metre komisyonu % 90 platin ve %10 iridyum alaşımından X kesitli metre prototipini yaptı ve bu çubuk üzerine iki çizgi çizerek bunun aralığının 1 m olduğu belirlendi. Bu iki çizgi arasındaki uzunluk 0C de fiziksel atmosfer altında ve simetrik olarak altına yerleştirilmiş ve birbirlerinden 571 mm uzakta, en az 1 cm çaplı küreler üzerinde tam 1 m dir. Bütün uzunluk ölçülerinin kaynağı olan bu birim Paris yakınlarında Sevres'de (Sevr) uluslararası ölçü ve ağırlık bürosunda saklanmaktadır. Uluslararası metreden döküm yoluyla çeşitli kopyalar çıkarılarak kura ile üye ülkelere dağıtılmıştır.
Yeni ölçü birimi metre, doğduğu ülkede bile bir süre uygulanamamış, ayak ve tois pratik hayatta görevlerine devam etmişlerdir. Hatta Napolyon Bonapart'ın 1812 de bir kararnamesi ile bu eski ölçülerin metre ile kullanılmasına resmen izin verilmiş, ancak 1 Ocak 1840 yılında metrik olmayan ölçü ve ağırlıkların kullanılması yasaklanmıştır. Bunu izleyen yıllarda 1846 da Belçika, Hollanda, Lüksemburg, 1849 da İspanya, 1868 de Kuzey Almanya ve 1872 de tüm Almanya ve daha sonraları diğer ülkelerde uygulanmağa başlanmıştır. Metrik sistem Türkiye'de 1931 de kabul edilmiş ancak 1 Ocak 1933 de uygulanmağa geçilebilmiştir13). 1966 da Japonya 71. ülke olarak metrik sisteme geçebilmiştir. İngiltere ve ABD'de metrik sisteme geçme aşamasındadırlar.
Metre, 1927 de 7. ölçü ve ağırlıklar konferansında kadmiyum ışığının kırmızı tayftaki dalga boyunun 1 553 163.5 katı; yeşil tayftakinin 1 966 249.7 katı ve mavi tayftakinin 2 083372.1 katı olarak tanımlanmıştır. 1945 den sonra izotopların ayrılması sayesinde kadmiyum çizgilerinden daha ince ve daha basit optik ışınımlar elde edilebildi ve 14 ekim 1960 da yapılan 11. ölçü ve ağırlıklar genel konferansında metrenin tanımı "Kripton 86 atomunun boşlukta 2P ve 5dseviyeleri arasındaki geçişte saldığı oranj dalga boyunun 1 650 763.73 katı" olarak değiştirilmiştir. 20 ekim 1983 de Paris'te yapılan 17. ölçü ve ağırlıklar genel konferansında metre, ışığın boşlukta 1/299 792 458 saniyede aldığı yoldur şeklinde tanımlanmıştır.
ESKİ ÖLÇÜ BİRİMLERİ
Osmanlılarda Eski Uzunluk Ölçü Birimleri
Osmanlı İmparatorluğu zamanında 75.8 cm lik zirai mimari (veya sadece zirai), 68 cm uzunluğundaki çarşı arşını vardı. Daha sonra ipekli fiatlarının artması dolayısı ile fiatı yükseltme yerine ölçü birimi kısaltılarak 65 cm lik Farsça kökenli endaze birimi kullanıldı. III. Selim abanoz ağacından bir prototip olarak 1 zira-i mimari yaptırdı. Bunun bir tarafı 24 parmağa ve her parmak 10 hat'ta bölündü. Böylelikle bu bölümle basımevinde kullanılan punto büyüklükleri de alınabilecekti. Diğer tarafı sadece 20 eşit parçaya bölündü. Zirai mimari, arşın ve endaze ölçü birimlerinin ast ve üst katları aşağıda gösterilmiştir.
1 zirai mimari = zirai = mimari arşını = 2 ayak (kadem) = 0.75774 m = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta (yol, sokak uzunluğu, bina yüksekliği vb. için)
1 parmak = 12 hat = 0.03157 m
1 hat = 12 nokta = 0.00263 m
1 nokta = 0.00022 m
1 kulaç = 2.5 zirai =1.895 m (ip boyu, su derinliği, kuyu derinliği vb. için)
1 kara mili = 2500 zirai = 1895 m kara yolculuğundaki mesafeler için
1 fersah = 3 mil = 7500 zirai = 5685 m
1 berid (menzil) = 4 fersah = 12 mil = 30 9000 arşın = 22740 m
1 merhale = 2 berid = 45480 m
1 çarşı arşını = 8 rubu (urup) = 0.680 m (kumaş için)
1 rubu = 2 kirah = 0.085 m
1 kirah = 0.0425 m
1 endaze = 8 rubu (urup) = 0.650 m (artan ipekli fiatlarına karşılık konulan ölçü birimi)
1 rubu = 2 kirah
Uzunluk Ölçü Birimlerinde Ters Dönüşümler:
1 m = 1.319261 zirai = 1 zirai + 7 parmak + 7 hat + 10.8 nokta = 31.656 parmak
1 m = 0.5130740 kulaç = 3 ayak + 11.296 hat
1 km = 0.5276 mil
1 m = 1.470588 arşın = 1 arşın + 3 rubu +1.5 kirah
1 m = 1.538462 endaze = 1 endaze + 4 rubu + 0.6 kirah
Eski Alan Ölçü Birimleri
1 arşın (zirai) 2= 0.57417 m2= 4 ayak2
1 dönüm (yeni) = 2500 m2
1 dönüm (büyük) = 2720 m2
1 dönüm (atik) = 4 evlek = 1600 zirai2= 918.672 m2 (bir kenarı 40 arşın (zirai) olan kare)
1 atik evlek = 400 arşın2= 229.668 m2
1 yeni evlek = 100 m2
1 cerip = 3600 zira2= 2067.012 m2
1 ayak2= 144 parmak2= 0.14354 m2
1 parmak2= 144 hat2= 0.00099751 m2
1 hat2= 144 nokta2= 0.000006927 m2
1 çarşı arşın2 = 0.46240 m2
1 urup2 = 0.007225 m2
1 kirah2 = 0.0018062 m2
1 endaze2 = 0.422500 m2
1 urup2 = 0.0066015 m2
1 kirah2 = 0.0016504 m2
Alan Ölçü Birimlerinde Ters Dönüşümler
1 m2= 1.740450 zirai2= 1 zirai2+ 426 parmak2+ 71.89 hat2
1 m2= 2.162629 çarşı arşın2 + 2 arşın2 + 10 rubu2+ 1.63 kirah2
1 m2= 2.366887 endaze2 + 2 endaze2+ 23 rubu2+ 1.9 kirah2
1 ar = 0.1087781 dönüm = 174 zirai2+ 25 parmak2+ 133.24 hat2
Eski Ağırlık Ölçü Birimleri
Ağırlık ölçü birimi de uzunluk ölçü birimi gibi farklılıklar gösteriyordu. Şimdi kullanılan ağırlık birimi kilogram olup 0 derecede bir desimetreküp suyun ağırlığı olarak tanımlanmış ve Uluslararası Ölçü ve Ağırlık Birliğinden Türkiye'ye bir örnek verilmiştir.
1874 yılı iridyumlu platin alaşımından 1928/29 da yapılmış olan 42 nolu Türkiye milli kilogram prototipinin kullanılmasında gösterilen dikkatsizlik ve özensizlikten dolayı bozulduğunun anlaşılması üzerine 1953 yılında yapılan 54 numaralı prototipi ile değiştirilmiştir.
1 okka (kıyye) = 400 dirhem = 1282.945 gr (1280 gr)
6 kıyye = 1 batman = 7.544 kg
44 kıyye = 1 kantar = 100 ludre = 56.320 kg
4 kantar = 1 çeki = 176 kıye = 225.798 kg
1 kg = 312.5 dirhem = 0.781257 kıyye (okka)
1 kg = 0 okka + 311 dirhem + 12.5225 kırat
1 tonilato = 1000 kg = 4 çeki + 1 kantar + 37.4 okka
1 tonilato = 17 kantar + 31 okka + 183 dirhem
1.5 dirhem = 1 misgal = 4.8 gr
1 dirhem = 4 dünük = 3.2 gr
1 dünük = 4 kırat
1 kırat = 4 bakray = 1/24 misgal
1 bakray = 4 fitil
1 fitil = 2 nekir
1 nekir = 2 kıtmir
1 kıtmir = 2 zerre
Kullanıldığı Yere Göre Değişen Alan Ölçü Birimleri 14 )
| Afyon |
1 dönüm |
2000.00 m2 |
İzmir |
1 satraç |
0.57417 m2 |
| Ankara |
1 mucur |
32.3544 m2 |
Karapınar |
1 çiftçi dönümü |
2500.00 m2 |
| |
1 şinik |
129.1883 m2 |
|
1 yeni dönüm |
2025.00 m2 |
| |
1 yarım |
516.753 m2 |
|
1hükümetdönümü |
1000.00 m2 |
| Aydın |
1 satraç |
0.57417 m2 |
K.Maraş |
1 çiftlik |
3000.00 m2 |
| Arhavi |
1 kıye |
150.00 m2 |
Kelkit |
1 kile |
918.672 m2 |
| Bursa |
1 muzur |
4643.36 m2 |
Niksar |
1/2 tenekebuğday |
1300.00 m2 |
| Çumra |
1 dönüm |
2500.00 m2 |
Reşadiye |
1 kil |
2067.75 m2 |
| |
1 havayi |
17 litre |
|
1 kot |
459.00 m2 |
| Elazığ |
1 kot |
57.417 m2 |
|
1 evlek |
229.75 m2 |
| |
1ölçek=4 kot |
229.668 m2 |
Samsun |
1 kil |
918.672 m2 |
| |
1 urub (rubu) |
918.672 m2 |
Çarşamba |
1 kesim |
2765.0 m2 15) |
| |
1 kil |
3674.688 m2 |
|
1 kesim |
2025.0 m2 16) |
| Eskişehir |
1 araba ot |
4-6 dönüm |
Terme |
1 kesim |
3600.00 m2 |
| Erzurum |
1 batman |
459.336 m2 |
Alaçam |
1 kabak |
8000.00 m2 |
| Ermenek |
1 kutu |
4.5-5 kg |
Sivas |
1 ölçek |
918.672 m2 |
| Gaziantep |
1 kile |
160-170 kg |
|
1 evlek |
229.668 m2 |
| |
1 timin |
1/8 kile |
|
1 kile |
12861.408 m2 |
| Giresun |
1 kod |
1500.00 m2 |
Tokat |
1 rublağ |
1837.344 m2 |
| |
1 kıye |
2500.00 m2 |
Trabzon |
1 kot |
1200.00 m2 |
| |
1 karış |
20 cm2 |
Ş.Urfa |
1 timin |
1837.344 m2 |
| Hadim |
1 mandal |
30-40 m2 |
|
1 kile |
14698.752 m2 |
| |
1 evlek |
250.00 m2 |
|
1 ölçek |
918.672 m2 |
| |
1 dönüm |
1435.4247 m2 |
Yozgat |
1 kile |
918.672 m2 |
| İstanbul |
1 kile |
1837.344 m2 |
|
1 çerik |
150.00 m2 |
| |
1 müd |
36746.88 m2 |
|
|
|
Çok önceleri ölçüler bir devlet denetiminde olmayıp çarşı ağaları ve belediyeler tarafından izlenirdi. Daha sonraları 20 Cemaziyülahır 1286 (hicri) = 14 Eylül 1285 (rumi) = 26 Eylül 1870 (miladi) tarihinde Tanzimatla kabul edilen (Mesahat-ı ekyal ve evzan-ı cedideye dair kanunname-i hümayun) bir yasa çıkarıldı. Bu yasaya göre (bugünkü dile çevrilerek)
Madde 1: Osmanlı ülkesinde uzunluk, hacım ve ağırlık birimlerine esas olmak üzere meridyenin çeyrek uzunluğunun 10 milyonda birine eşit uzunluğa "metre" veya "zirai aşarı" denilmiş olup bunun ast ve üst katları da ondalıktır.
Madde 2: Metreye eşit uzunlukta platinden bir zirai aşarı yaptırılarak hazinede saklanacaktır.
Madde 3: Kenar ve uzunluk ölçmek için seçilen zirai aşarı biriminin onda birine desimetre, yüzde birine santimetre, binde birine milimetre, bin katına kilometre, onbin katına fersah aşarı veya miryametre denir.
Madde 4: Arazi ölçümü için kenarı 10 m olan bir karenin alanı birim seçilip buna ar ve 10000 metrekareye hektar denir
Madde 5: Sıvı ve hububat hacmı ölçmek için birim 1 desimetreküptür. Buna ölçek veya litre denir. Onda birine desilitre, 100 katına hektolitre denir.
Madde 6: Ağırlık ölçümü için birim, +4 derecedeki 1 cm küp suyun ağırlığı 1 gramdır. Bunun askatları desigram, santigram, miligram ve katları 1000 grama kilogram denir. Bu ise +4 derecede 1 desimetreküp suyun ağırlığıdır. Bunun da 1000 katına ton denir
Madde 7: Ayar için platinden 1 kg lık bir ölçü birimi yaptırılarak hazinede saklı tutulacaktır.
Madde 8: 1. ve 2. maddeye uygun olarak uzunluk, hacım ve ağırlıklar ile ilgili pratik hayatta kullanılan ölçü ve tartı aletlerine, ayarlarının uygun olduğuna dair bir damga vurulacak ve ölçü aletlerine miktarları belirtilecektir.
Madde 9: 1 Mart 1287 (1871) tarihinden itibaren Osmanlı ülkesinde resmi dairedeki işlem ve alımlarında yeni ölçü birimleri kullanılacaktır.
Madde 10 : 1287 yılından 1290 (1874) yılı Martına kadar ahalinin bu ölçülerdeki uygulaması seçmeli olup bu süre içinde düzenlenecek her türlü sözleşme yeni ölçülerle olup evvelce yapılıpta 1290 yılı Martından sonraya taşan sözleşmeler yeni ölçülere göre değiştirilecektir.
Madde 11: 1290 yılı Martından itibaren Osmanlı ülkesinde yeni ölçülerin kullanılması zorunlu olup eski ölçüler yasaklanmıştır.
Madde 12: Eski ölçüler ve yeni ölçülerin birbirine dönüşüm cetvelleri şimdiden basılıp yayınlanacaktır.
Madde 13: Bu yeni ölçüler ve ondalık hesapları tüm okullarda öğretilecektir,
Madde 14: Şeriat işlemlerinde geçerli olan dirhem ile madeni paraların ağırlık ve ayarı ve mücevherat için kullanılan özel ağırlıklar bu yasanın dışında tutulacaktır17).
Çıkarılan bu yasa çeşitli nedenlerden dolayı yürürlüğe girememiş, ancak Atatürk'ün büyük devrimlerinden biri olan ölçü devrimi ile metrik sistem uygulamağa konabilmiştir.
26 Mart 1931 de çıkarılan 1782 sayılı yasaya göre:
Madde 1- Türkiyede kullanılacak ölçüler için aşari (ondalık) metre sistemi kabul edilmiştir. Resmi ve gayri resmi evrak ve işlemlerde ve bütün anlaşmalarda kanunen tutulması zorunlu olan ticaret defterlerinde, ticari evrak ve belgelerde, ilanlarda ve miktar tayin eden etiketlerde aşari metre sistemine dahil ölçülerin kullanılması zorunludur. Buna aykırı olarak yapılmış işlem ve anlaşmalarla düzenlenmiş evrak ve belgeler geçerli değildir.
Madde 2- Uzunluk, ağırlık, hacım ölçü aletleriyle Aerometreler, hububat muayene aletleri, su, akaryakıt, elektrik ve havagazı sayaçları, taksimetreler ve demiryolu yük ve sarnıçlı vagonlarıyle işçi gündeliklerini tesbit için kullanılan araçların bu yasa ve yönetmelik hükümleri dairesinde ayarlanarak damgalanmış olması şarttır.
28 maddelik yasanın diğer maddelerinde bazı detaylar açıklanmıştır. Ancak bu yasa da 1 Ocak 1933 den itibaren uygulanmağa başlanmıştır. Halen ülkemizde ölçü ve ayar işleri 1959 yıl ve 11286 sayılı ölçüler nizamnamesi gereğince Ticaret Bakanlığına bağlı ölçüler ve ayar işleri müdürlüğü ve örgütün denetimi altında belediyeler ayar memurlukları tarafından yürütülmektedir.
TAKVİMLER
13. papa Gregor (1502-1585) denetiminde 1582 de takvimle ilgili bir reform yapıldı ve oluşan bu takvime Gregoryan takvimi veya miladi takvim denildi. Daha önceleri Jül SEZAR tarafından yaptırılan Jülyen takvimi 4 yılda bir artık yıl ile 1 yıl için 365.25 gün alınmıştı. Halbuki 1 yıl 365.2422... ortalama güneş günü olduğundan aradaki 0.0078 gün/yıl farkı, İznik konseyinin yapıldığı 325 yılından 1582 yılına kadar 1582-325=1257 için yaklaşık 10 günlük fark ortaya çıkarmıştı. Bazı dini günlerin bu nedenle kayması yüzünden yapılan yeni takvimde aşağıdaki önlemler alındı:
4.10.1582 perşembe günün ertesi günü 15.10.1582 cuma günüdür. Yıl 365 gün olup 4 yılda bir (son iki basamağın 4 e bölünebileceği 1992, 1996, 2000 gibi yıllar) artık yıl olup bu bir gün yılın son ayı olan şubat ayı sonuna eklenir. 400 ile tam bölünemiyen yüzyıllarda (1700, 1800, 1900, 2100 vb) artık yıl yoktur. Buna karşın 400 ile tam bölünebilen yüzyıllarda (1600, 2000, 2400 vb) artık yıl vardır. Bu şekilde yıl uzunluğu 365+1/4 - 1/100 + 1/400 = 365.2425 gün yapılmıştır. Bu toplam yine de olması gerekli değerden 0.0003 gün/yıl fazla olup bu da 10 000 yılda 3 gün yapmaktadır. Başka bir deyişle Gregoryan takviminin 3333 yılda 1 gün hatası vardır. Bunu da düzeltmek için 4000 yılının artık yıl olmaması gerekir. Bu şekilde düzenlenen takvimle ilkbahar noktası 21 Marta alınmış olundu 18).
Gregoryan takvimi Katolik İtalya'da ortaya atıldığından Protestan ülkeleri bu önerileri kabul etmede bir süre çekinmişlerdir. Bu takvim İtalya, İspanya, Portekiz ve Danimarka'da aynı yıl 1582 de kabul edildi. Fransa'da aynı yıl 9 Aralık 1582 den 20 Aralık 1582 ye geçildi. İsviçre, Hollanda, Almanya'nın katolik kısmı 1583 de Polonya 1585, Macaristan 1587, Almanya'nın Protestan kısmı 1700, İsviçre'nin Protestan kantonlarında 1701, Amerika 1752, İngiltere'de 3 Eylül 1752 yi izleyen gün olarak 15 Eylül 1752 oldu. Çünkü o zamana kadar Jülyen takvimi 11 gün kaybetmişti. İsveç'te 1753, İrlanda'da 1782 Japonya 1873, Çin 1912, Bulgaristan 1916, Rusya 1902-1918, Yugoslavya, Romanya 1919, Yunanistan 1923, Ürdün'de hicri-kameri takvimle birlikte uygulanması 1924, İran'da Dini işlerde esas olan hicri-kameri takvime ilaveten Tavim-i Celali esasına göre mali (hiraci) adı ile kullanılmakta olan şemsi takvimin yerine miladi senelere göre 621 noksanı ile başlangıcı hicret olan ve yılbaşısı Nevruz günü itibar edilen yeni bir şemsi takvimi 1925 yıllarında kabul edilmiştir .
Türkiye'de ise önceleri Ay'a bağlı ve başlangıcı Hz.Muhammed'in 15 Temmuz 622 tarihi olan Mekke'den Medine'ye göç (hicret) olan hicri-kameri takvimi kullanılmıştır. Ay uzunluğu 29.530588 gün olduğundan bir yıl 354 gün 8 saat 49 dakikadır. Hicri yıl ile miladi yıl arasında 10.8751 gün fark olduğundan dini bayramlar her yıl yaklaşık 11 gün önce olmaktadır. Bu farklılık 33 yılda bir yıl yapmakta olup insanların yaşı hicri takvime göre daha büyük olmaktadır. Bu takvim 1256 H (1840) yılına kadar kullanılarak bu tarihte mali (rumi) yıla geçilmiştir. Bu rumi takvimde yıl 1 Marttan başlamakta olup yıl uzunluğu 365.25 gündür. (Rumi tarihten miladi tarihe geçmek için rumi tarihin ayı Ocak veya Şubat ise 585, değilse 584 eklenerek miladi yıl bulunur. Gün içinde rumi güne 13 ilave edilir). 86 yıl kullanılarak Cumhuriyetten sonra Atatürk devrimleriyle bu rumi takvim de bırakılarak Gregoryan (miladi) takvimi 1 Ocak 1926 dan itibaren kullanılmağa başlanmıştır. Aradaki o tarihlerde 13 güne ulaşan rumi-mali takvim ile Güneş takvimi arasındaki farklılık ise 1914 yılında 16 Şubat 1332 (rumi) yi izleyen gün olarak 1 Mart 1333 (rumi) olarak dikkate alınmıştır. Daha sonra 26.12.1925 tarih ve 698 sayılı yasa ile TC dahilinde resmi devlet işlerinde Uluslararası miladi takvimin kullanılacağı, 31 Aralık 1341 gününü izleyen gün 1 Ocak 1926 takip edeceği, hicri-kameri takvimin özel durumlarda kullanılacağı ve hicri-kameri ayların başlangıcının gözlemevi tarafından saptanacağı belirtilmiştir. 26.12.1925 tarih ve 697 sayılı yasa ile günün gece yarısından başlayacağı ve saatlerin sıfırdan 24 e kadar sayılacağı 45 derece boylam dairesinin TC saatleri için esas alınacak boylam olduğu kabul edilmiştir. (Daha sonraları bu boylam İzmitten geçen 30 derece esas alınmıştır). Bu zamanda kullanılan ve alaturka (Türk işi ) saat denilen sistemde akşam güneş batışı 12.00 olarak alınmış ve güneş batışı ile yeni gün başlamış kabul ediliyordu. Bu sistemde her gün güneş batarken saatlerin ayarlanması gerekiyordu 19). Müslüman ülkelerde kule saatlerinin olmayışı da bunların hergün ayarlanma zorluklarından kaynaklanmaktadır. Bu sistemde ayrıca her mahallin saatleri farklı oluyordu. 1935 yılında hafta tatili pazar gününe alınmış ve 10 Ocak 1945 de 4696 sayılı yasa ile bazı ay adları Türkçeleştirilmiştir 20). 1983 yılında da mali yıl, mart ayından ocak ayına alınmıştır.
Konu ile ilgili yasalar aşağıda sıralanmıştır:
-7 Ocak 1329 (1913) tarihli doğum tarihleri hakkında şurayı devlet kararı
-8 Şubat 1332 (1916) tarih ve 125 sayılı muamelat-ı devlette takvim-i garbinin kabulü hakkında kanun.(Devlet işlemlerinde batı takviminin kabulü)
-26 Aralık 1341 (1925) tarih ve 697 sayılı günün yirmidört saate taksimi hakkında kanun
-26 Aralık 1341 (1925) tarih ve 698 sayılı takvimde tarih mebdeinin (başlangıcının) değiştirilmesi hakkında kanun
-27 Mayıs 1935 tarih ve 2339 sayılı ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanun
-13 Ocak 1945 tarih ve 4696 sayılı bazı ay adlarının değiştirilmesi hakkında kanun
İstanbulda Saat 12 iken Diğer Kentlerde Yerel Saatlerin Durumu
Türkiye'de tek bir saat kuşağı vardır. Bu ise Greenwich'e göre yaklaşık İzmit'ten geçen 30 derece doğu boylamına göre hesaplanmıştır. Yani Greenwich'e göre (Batı Avrupa zamanı) ülkemiz iki saatlık bir zaman farkı gösterir. İstanbul'da saat 12.00 iken Greenwich'de 10.00 dur. Yaz saati uygulandığı aylarda bu fark bir saattır. Ancak Türkiye 26-45 derece doğu boylam dairelerinde 19 derecelik boylam farkı olan bir alana uzandığından en doğusu ile en batısı arasında 1 saat 16 dakikalık yerel saat farkı vardır. Aşağıda İstanbul'da saat 12.00 iken çeşitli kentlerde yerel saatlerin alacağı değerler sıralanmıştır:
Adana 12.25, Adapazarı 12.05, Adıyaman 12.37, Afyon 12.06, Aksaray 12.10, Amasya 12.27, Ankara 12.15, Antakya 12.28, Antalya 12.07, Artvin 12.51, Aydın 11.55, Balıkesir 11.55, Bayburt 12.45, Bilecik 12.14, Bitlis 12.52, Bolu 12.10, Burdur 12.05, Bursa 12.00, Çanakkale 11.49, Çankırı 12.18, Çorum 12.24, Denizli 12.00, Diyarbakır 12.45, Edirne 11.50, Elazığ 12.41, Erzincan 12.42, Erzurum 12.49, Eskişehir 12.06, G.Antep 12.33, Giresun 12.37, Gümüşhane 12.42, Hakkari 12.59, İsparta 12.06, İzmir 11.52, İzmit 12.04, Karaman 12.17, Kars 12.56, Kastamonu 12.19, Kayseri 12.26, Kırklareli 11.53, Kırşehir 12.21, Konya 12.14, Kütahya 12.04, Malatya 12.37, Manisa 11.54, K.Maraş 12.31, Mardin 12.47, Mersin 12.22, Muğla 11.57, Muş 12.50, Nevşehir 12.23, Niğde 12.22, Ordu 12.35, Rize 12.46, Samsun 12.29, Siirt 12.52, Sinop 12.24, Sivas 12.32, Şemdinli 13.03, Tekirdağ 11.54, Tokat 12.30, Trabzon 12.43, Ş.Urfa 12.39, Uşak 12.01, Van 12.57, Yozgat 12.23, Zonguldak 12.11, Iğdır 12.59, Ardahan 12.55, Şırnak 12.54, Batman 12.28, Kırıkkale 12.18, Karaman 12.17, Bayburt 12.45, Aksaray 12.20
Ebced Hesabı
Eski Yunanlılar, alfabelerindeki 27 harf için birer sayı düşünerek herhangi bir rakamı harflerle ifade etmişlerdir. Pozisyon anlamlı olmayan rakamların bu yazım biçimi bazı diğer dillerde olduğu gibi Osmanlılarda da görülmektedir. Bu sistemde akılda tutmak için harf grupları birleştirilerek anlamsız kelimeler oluşturulmuştur. Parantez içindeki rakamlar o harfin sayı değerini göstermek üzere:
Ebced: Elif (1), be (2), cim (3), dal (4)
Hevvez: He (5), vav (6), ze (7)
Hutti: Ha (8), tı (9), ye (10)
Kelemen: Kef (20), lam (30), mim (40), nun (50)
Sa'fes: Sin (60), ayın (70), fe (80), sad (90)
Karaşet: Kaf (100), rı (200), şın (300), te (400)
Sehaz: Se (500), he (600), zet (700)
Dazıglen: Dat (800), zı (900), gayın (1000), lamelif, ye şeklindedir
Özellikle bazı mezar taşına veya çeşmeye şiir dizeleri ile tarih düşürülmesi eskiden moda olmuştur. Yani açık olarak tarih yazılmaz, olay tarihi şiir dizelerinde gizli olarak belirtilirdi. Şiirdeki harflere karşılık gelen rakamlar toplanarak hangi tarih olduğu bulunurdu. Örneğin Mimar Sinan'ın mezar taşında yazılı olan "Geçti bu demde cihandan pir-i mimaran Sinan" cümlesindeki rakamların kelimeler için değerleri sıra ile 47, 61, 113, 212, 402, 161 ve toplam olarak 996 yapmaktadır. Ancak bu tarih o zamanlarda kullanılan hicri tarih olup bunun karşılığı 1587 miladi MİMAR SİNAN'ın ölüm tarihidir21).
Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: harun, 11.12.2012 18:42:59: çok uzun la |
|
Bu sayfa hakkında yorum ekle:
|